Microsoft’un “önce mobil, önce bulut” Vizyonu

Merhabalar,

Microsoft Türkiye, Bulut ve Kurumsal Çözümler İş Grubu Müdürü Mehmet Üner'in yorumları ile "Önce Mobil,Önce Bulut" vizyonu..

Microsoft'un önce mobil önce bulut vizyonu aslında içinde birçok değişik teknolojiyi barındırıyor. Microsoft olarak, gelecekte beş ana eğilimin teknolojinin geleceğine yön vereceğini görüyoruz. Bunlar "Büyük Veri" "Kurumsal Sosyal Ağlar", "Mobil Çözümler", "Güvenlik" ve bu kavramların hepsini bir bütün olarak kucaklayan "Bulut Bilişim." Bütün bu teknolojileri de vizyonumuzun bir parçası haline getiriyoruz.

Bu beş ana kavram bireylerin yaşam kalitesini yükseltirken, iş süreçlerinde verimliliği artırıyor, etkili kaynak yönetimine olanak sağlayarak tasarruf oranlarını artırıyor. Bu öngörüden yola çıkarak "önce mobil, önce bulut" vizyonumuz ile kurumlara ve bireylere daha fazlasını başarabilmek üzere güç katmayı hedefliyoruz.

Bulut bilişimde dünyanın en büyük şirketiyiz. Microsoft'un bulut bilişim hizmetleriyle tanışan kurumlar bu sayede esnek, güvenilir, ihtiyaca özel çözümlerden faydalanıyor. Her yıl bulut tabanlı teknolojilere 10 milyar dolara yakın yatırım yapıyoruz. Bulut bilişimde bugün pazar lideriyiz. Çin dahil 141 ülkede, 5 kıtada 24 veri merkezi ile 1 milyardan fazla kullanıcıya ve 20 milyondan fazla şirkete hizmet veriyoruz. Bu oran en yakın iki rakibin veri merkezlerinin toplamından daha fazla. Fortune 500 listesindeki şirketlerin %80'i Office 365 ve Microsoft Azure'un da dahil olduğu Microsoft bulut çözümlerini kullanıyor. Her 2 dakikada 1 milyardan fazla kullanıcı Azure platform üstünden bulut bilişimin avantajlarını yaşıyor.

Bulut Bilişimin avantajlarını çözümlerimizde kolaylıkla görebilirsiniz. Microsoft bulut platformumuz Azure ile hiçbir fiziksel altyapı harcaması veya kurulum yapmadan yeni servisleri hayata geçirebilir, işlerinizi çok daha hızlı yapabilirsiniz. Kullanıcılarımızın günlük yazılım ihtiyaçlarını ise bugün Office 365 ile buluta taşıyoruz. 1 milyardan fazla kişinin kullandığı Office 365 ile iletişim maliyetleri düşüyor, iş verimliliği artıyor. Office 365 ile bugün 88 pazarda, 32 dilde hizmet veriyoruz. Office 365, sadece Türkiye'de İsviçre nüfusuna eş değer aboneye sahip ve büyük kurumlardan Kobilere, tüketicilerden öğrencilere kadar kullanıcı sayısı her geçen gün genişliyor. Yine Türkiye'deki büyük kurumların Office 365 kullanımına bakarsak, Türkiye İhracatçılar Meclisi'ndeki 100 kurumun 42'sinin Office 365'i tercih ettiğini görüyoruz.

Bulut bilişim mobiliteyi yaygın ve uygun maliyetli hale getiriyor. Çağımızda mobil işgücünün hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Nitekim, mobil çalışan sayısı 2010 yılından bu yana 300 milyon artarak toplam işgücü içerisinde yüzde 37'lik bir orana ulaştı. Ofise veda eden, sahadan çalışan kişi sayısı bugün 1.3 milyar nüfusa sahip.

Küresel bulut bilişim pazarının yıllık yüzde 30 büyüme oranıyla 2020 yılında 270 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Dünya çapında işsizliğin arttığı, kritik sektörlerin büyümesinin yavaşladığı bir dönemde, bulut bilişim sektörü hızla büyümekte. IDC firmasının yaptığı analize göre 2015 yılında bulut bilişimin yarattığı yeni iş imkanı sayısı 14 milyon olacak. Pazarın gelir seviyesi ise 1.1 trilyon dolara ulaşacak. Dolayısıyla, bulut bilişim ekonomilerin gelişimi açısından da muazzam fırsatlar sunuyor. Microsoft Research'ün 2026 öngörülerine baktığımızda da bulut bilişimin tetiklediği yeni ekonomik düzen, iş dünyasına yeni roller ve görevler kazandıracak. Data Mevzuat Kontrol Birimleri kurulacak, şirketlerde Etik komiteleri oluşacak ve kişisel veri yönetmelikleri artacak.

Bulut Bilişim'den nesnelerin interneti ve onunla çok ilgili olan Büyük Veri teknolojilerine geçelim. "Büyük Veri", şu anda dünya üzerinde farklı cihazlar ya da insanlar tarafından üretilen her türlü veriyi içeriyor. Örnek vermek gerekirse soğutma depolarının etkin çalışıp çalışmadığını kontrol eden sensörlerden gelen veriler, sosyal medyada markalar hakkında üretilen veriler ya da bir e-ticaret sitesini ziyaret eden kullanıcının hangi ürün sayfalarına baktığına dair loglar… Bir futbol maçının analizini çıkarmak üzere farklı noktalara yerleştirilmiş kameralardan gelen veriler ya da kolunuza taktığınız bant ile toparlanan vücut sağlığına dair temel göstergeler de büyük verinin ne olduğuna dair ipuçları veriyor. Bu verilerin karşılık bulduğu nokta ise, barındırdıkları bilgi nedeniyle kurumlar ve markalar için taşıdıkları potansiyel… Büyük verinin kurumlara sağlayacağı en büyük ve net faydanın, çeşitli noktalardan toplanan verilerden kurumun iş yapış modelini değiştirmeye varacak derecede önemli bilgi elde edilmesi olasılığı olduğunu söyleyebiliriz. Firmalar, büyük veri ve sunduğu olanaklar sayesinde sosyal medya üzerinden gelen müşteri verisini geleneksel müşteri yönetim sistemleriyle birleştirebilir ve müşterileriyle daha tutarlı ve anlamlı iletişim kurabilir. Farklı algılayıcılarda toplanan verilerin değerlendirilmesiyle örneğin enerji tasarrufu yapabilen yeşil, akıllı binaları yönetebilir ya da müşterilere anlamlı veriler ve teklifler sunmak üzere müşterinin web sitesiyle olan etkileşimi analiz edilebilir.

İşte tam da bu noktada, Microsoft olarak kurumların gücüne güç katmak için onlara bu veriyi alacakları, toplayacakları ve işleyecekleri donanımı ve en ileri teknolojileri sunuyoruz. Büyük verinin kolaylıkla işlenebileceği ve analiz sonuçlarının son kullanıcıya direkt iletilebileceği bir altyapının çok önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Microsoft bulutta ya da kurum içinde sunduğu büyük veri çözümlerine arayüz olarak, Excel ve Office 365 ile entegre çalışan Power BI ara yüzünü sunuyor. Bu sayede müşterilerimiz hem veritabanlarındaki verileri hem de büyük verilerini aynı ara yüzlerle analiz edebilmenin rahatlığını ve kolaylığını yaşıyorlar.

Microsoft'un IoT vizyonu, iki önemli ve eş değerli parçadan oluşuyor. Bunlardan birincisi, artan akıllı cihazlarda yaygın bir şekilde bulunabilmek. 2020 yılında dünya çapında 24 milyar cihazın birbirine bağlı hale gelmesi, bunun sonucunda da küresel ekonomide 4.5 trilyon dolarlık ek bir değer yaratılacağı tahmin ediliyor. 2020'nin sonunda ise her kişinin en az 3 akıllı cihaza sahip olması bekleniyor. Bu kadar fazla cihaz ve data gerek günlük hayatı gerekse iş hayatını yönetilmez bir boyuta taşıyor. Sınırlı olan zamanda, dikkatimize yönelen sınırsız sayıda veri ve cihaz mevcut. Bu noktada biz Microsoft olarak "önce mobil, önce bulut" vizyonuyla sunduğumuz yazılımlarımızla insanları "her zaman, her yerden ve her cihazdan" bilgiyle buluştururken, üretkenliği yeniden tanımlıyoruz.

Bu vizyonun ikinci önemli parçası ise tüm bu cihazlardan gelen verileri tutacak kadar büyük, ölçeklenebilir, aynı zamanda hepsini rahatlıkla işleyerek anlamlar çıkartabilecek akıllı bir bulut sistemi. Biz, bugün, tüm verilerin güvenli şekilde saklanmasını, doğru şekilde işlenmesini ve karar vericilerin bu veriler sayesinde daha doğru ve hızlı kararlar verebilmelerini sağladık. Microsoft Azure IOT Suite çözümümüz sayesinde kurumlar hazır paketleri kullanarak çok fazla zahmet ve maliyet ile karşılaşmadan nesnelerin interneti projelerini hayata geçirebiliyorlar.

Küçük değişikliklerin büyük sonuçları tetiklediği ve sınırların kalktığı bu yeni dünya düzeninde Bulut Bilişim, Nesnelerin İnterneti ve Büyük veri  bizim için önlenemez bir rüzgar. Sunduğu faydaları dikkate alan birçok BT ve işletme yöneticisi artık buluta ve bu teknolojilere geçip geçmemeyi değil "nasıl" ve "ne zaman" geçeceği sorularına cevap arıyor. Microsoft olarak her zaman, her kuruma da bu konularda destek olmaya hazırız.

Bir önceki yazımız olan Microsoft Azure Webcast Series 1- Business Continuity & Disaster Recovery başlıklı makalemizde Azure, Business Continuity ve disaster recovery hakkında bilgiler verilmektedir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Anıl Erduran ile Cloud Podcast Series – Azure Virtual Machines (tr)

  Çok değerli hocam Anıl Erduran 'ın Channel 9 'da yayınlanan Cloud Podcast Serisin de Azure Virtual...

Kapat